PENCERE

BOZCAADA, GEZİ

Nedense pencereden bakmanın perspektifini küçüklükten beri büyüleyici bulmuşumdur. Dışarda olanın dolaylı yoldan bir parçası olmak ve bunu korunaklı olmanın verdiği garip bir güven duygusuyla yapmak. Yine de önemli alt başlıklar var:

Öncelikle pencerenin baktığı yer var; asıl bakış açımız. Bakış açımız pencerenin nereye ait olduğuna göre sabit veya hareketli olabilir. Mesela bir evin penceresinin sunduklarıyla bir arabanınki arasında oldukça fark var. Gemilerin kamaralarını, bir uçağın kokpitini, deniz fenerlerinin kutu kutu bölmelerini düşünelim mesela – farklı dünyalara açılan envai çeşit pencereler.

Sonra pencerenin kendi nitelikleri giriyor işin içine; şekli, yüksekliği, eni, derinliği, yönü, rengi, dokusu.

Son olarak da izleyici var. Burada iki şey önemli. Birincisi izleyicinin fiziksel özellikleri, ve fiziki bakış açısı. Pencereden bakan nereden, nasıl bakıyor? Elbette bundan daha da önemlisi, pencereden bakanın ne gördüğü… Pencereden gelip geçenlerin ona ne düşündürdüğü, kısacası pencerenin bakanın gözünde nereye açıldığı. Pencereden bir yerleri izlerken Cemal Süreya’nın dizesi geliyor hep aklıma:

“Biliyorsun seni seviyorum

pencereden bakmayı

öğreteceğim sana”

Processed with VSCOcam with f2 presetProcessed with VSCOcam with f3 presetProcessed with VSCOcam with f2 presetProcessed with VSCOcam with f2 presetProcessed with VSCOcam with f3 presetProcessed with VSCOcam with f1 presetProcessed with VSCOcam with f2 presetProcessed with VSCOcam with f1 presetProcessed with VSCOcam with f1 presetProcessed with VSCOcam with f3 preset

Reklamlar

3 OCAK

BOZCAADA, GEZİ

Bugün güneşli bir sabaha uyandık. Sanki günlerdir süren fırtına hiç olmamış gibiydi her şey, adeta bir bahar sabahı. Doğa ne kadar ilginç, rüzgar durulup güneş yüzünü gösterdiği an kendini yenilemeye kaldığı yerden devam ediyor. Fırtına dinince insan hemen dışarı çıkıp bakmak istiyor. Ağaçlar nasıl? Bağlar ne durumda? Kediler sokaklara çıkmış mı? Rüzgar gülleri dönmekten yorulmuşlar mı?

Güneşle birlikte adanın kış renkleri de ortaya çıktı. Turuncunun tüm tonları ve nefti yeşiller. Bir de masmavi bir gökyüzü var, bulutlar da beyaza dönmeye başladı.  Kısacası her şey yavaş yavaş normale dönüyor; kapılı kapıların arkasından çıkıp etrafı toplamalı, aşağı inip sebze meyve almalı biraz. Eski toprak arabamızın da üstündeki karı silkeleyip güzel manzaralar görme vakti geldi. Hem Efe ve Poyraz da kış bahçesinde oturup dışarıyı camdan izlemekten çok sıkılmış artık. Efe eğer dışarı çıkabilirse bir süre koşabileceğini söyledi bize – ki en son 2007’de henüz bir yavruyken koşmuştu – ve bu hepimizi oldukça şaşırttı.

Mutluyduk bugün.

Processed with VSCOcam with f2 presetProcessed with VSCOcam with f2 presetProcessed with VSCOcam with f2 presetProcessed with VSCOcam with f3 presetProcessed with VSCOcam with f2 presetProcessed with VSCOcam with f2 presetProcessed with VSCOcam with f2 presetProcessed with VSCOcam with f2 presetProcessed with VSCOcam with f2 presetProcessed with VSCOcam with f3 preset